Şu hortumlu dünyada fil Yalnız bir hayvandır

Kategori: Kitap | 5

Kitaptan Alıntılar ve Kendi Düşüncelerim

   Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır, ikinci defa bitirdiğim kişisel gelişim kitabı, Ahmet Şerif İzgören tarafından 2002‘de yazılmış. Ahmet Şerif İzgören’i ilk ”avucunuzdaki kelebek” adlı seminerini internetten izleyerek tanıdım. (Aynı adlı bir kitabı da var.) Hala o semineri unuttukça tekrar tekrar açar izlerim. Çünkü hayatta bazı gerçekleri tekrar etmeyince unutuyoruz ve sistem nasıl istiyorsa öyle yaşamaya başlıyoruz. Bazı insanların hatırlamaya ihtiyacı yoktur bazı insanların da bir şeyler yapmak için itici bir güce ihtiyacı olur. Ben o insanlardanım. Bazen bu itici güç bir eş, bazen bir dost, bazende ”şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır”. 

Değer vermek kendinizle başlar.Kendine değer vermeyenin çevresine değer vermesi imkansızdır. O yüzden kendinizle başlayın şaheserlere, siz hayattan keyif aldıkça hayat farklılaşır. Ancak kendinizi severseniz etrafınızdakileride sevmeye başlarsınız.

   Kendini sevebilmek esasında kendi kendine yetebilmekle doğru orantılı. Yalnızken ne kadar güçlü durabiliyorsan ne kadar mutlu edebiliyorsan kendini o kadar seviyorsundur. Seviyorsan değer veriyorsundur. Değer veriyorsan insanlar seni üzmeye, kırmaya çalışmazlar bile çünkü onlardan etkilenmeyeceğini bilirler. Yani hayatta güçlü kalabilmenin özü kendini sevebilmekte.

 

Alışkanlıklarınız,önünüzdeki en önemli engeldir. Hayatınız bir süre sonra bir rutin yaratır, bir türlü dışına çıkamazsınız.

  Alışkanlıklar dünyanın en tehlikeli şeyi olabilir. Tabi ne kadar tehlikeli olduğunu farkında değilseniz. Farkındaysanız asıl alışkanlıklar sizden korksun.

Dinlemek zeka belirtisidir, konuşmak değil. İnsanlar ağızlarıyla söyledilediklerini kulaklarıyla duysalardı daha az konuşurlardı.

  

 Bununla ilgili geçenlerde karşılaştığım bir olay var. Bir komşu ziyaretine gittik. Aslında gitmekten pek hoşlanmıyorum kendisine çünkü asla konuşmanıza izin vermiyor. Hele de başka insanlarda varsa. Karşılıklı iki kelime konuşsanız hemen lafınızın içine düşüyor. Şöyle bir şey anlattı, ilk evlendiği vakitlerde evde çok yalnız kalmış ve komşusuna gitmiş. Eve gelince çok konuştuğunu ve karşı tarafın konuşmasına hiç izin vermediğini farketmiş. Kadını bıktırdığından bahsediyor. Tam o esnada düşüncemi dile getirecektim başlamamla lafımın arasına dalması bir oldu. 

Bazen karşınıza biri çıkar, hiç katılmadığınız fikirler söyler, sizde onu ikna etmeye çalışırsınız; sonuç koca bir hiçtir. Mevlana diyor ki, aptalın karşısında kitap kadar sessiz ol.

Artık bizim okuduğumuz iyilerin hep iyi, kötülerin hep kötü olduğu çizgi romanlar yok, herkes gri.

Mutlaka farketmişsinizdir artık filmlerde, kitaplarda kötü karaktere bir cazibe yüklüyorlar. Katili, sapığı, psikopatını yüceltir sever olduk. Hemde hiç yadırgamadan.

kitap üzerine 

  Bu kitapta diğer kişisel gelişim kitaplarında olduğu gibi başarıya giden anahtar yok. Bu kitapta yeterince özümserseniz mutlu olmak, elindekinin kıymeti bilmek, başardığınla yetinmek, insanlara ve kendine saygı var. Türkiye gerçeklerinden bahsediliyor, bakıyorum da yazılalı 16 sene geçmiş ve hiçbir şey değişmemiş. Hala üretmiyoruz. Hala insanlar işlerini doğru dürüst yapmıyor. Şöyle demiş; biz bu ülkede 18 yaşına yaşlanmaya başlıyoruz, 30’larda ölüyoruz, 70’lerde gömülüyoruz. 

    Kitabın en sevdiğim taraflarından biri iletişim üzerine çok güzel örnekler vermesi. Mesela hangimiz çalıştığımız yada okuduğumuz yerdeki hizmetli/çalışan insanların isimlerini biliyoruz. Kaçına selam veriyoruz, gülümsüyoruz. Kaçımız karşılıksız iyilik yapıyoruz. 

Son söz; ”Rastgele iyilik yapın.”

 

 

  • Dogs of Berlin Dizi Yorumu
    Oca 18, 19
    Dogs of Berlin ikinci Alman orjinal dizisi. Bu diziyi izleyince tabi ki Dark’tanda sonra Almanlar bu işi yapıyor dedim. Aksiyonu, heyecanı, gizemi çok güzel işlemişler. Sıkılmadan sürekleyici bir şekilde aktı gitti. Imdb’de 7,4 puanı var. Bence biraz daha fazlasını hak … Devamı
  • Pozitif Düşünce
    Oca 14, 19
    Pozitif düşünceyle alakalı bir yazı yazmayı uzun zamandır istiyordum. Özellikle de buna ihtiyacım olduğundan. Çünkü ben hayatınızda tanıyabileceğiniz en kötümser ve negatif düşüncelerle dolu insan olabilirim (malesef). Yazıya başlamadan önce aklıma suyla yapılan bir deney geldi, eminim hepiniz duymuşsunuzdur. Sevgi … Devamı
  • Japonya’da Aile Hayatı
    Oca 08, 19
    Bugün sizlere “vayy be ne değişik insanlar var” diyeceğiniz bir konudan bahsedeceğim. Her toplumun kuralları ve sahip olduğu bir kültür vardır. Doğu Asya’da bulunan yaklaşık 127 milyon nüfusa sahip Japonların değişik yaşam tarzlarını hep beraber yakından inceleyelim. Aile Yapısı ve … Devamı
  • 2018 Blog Değerlendirmesi, Neler izledik?
    Oca 01, 19
    2018 yılını geride bırakırken adettendir (bizim için yeni) bir değerlendirme yazısı yazalım dedik. Bizim için güzel bi yıl mıydı diye soracak olursak.. ehh kim için güzel bir yıldı ki, sanırım güzel günlerdense kötü günler daha çok hatırlanıyor. Keyifli günlerimizin çoğunlukla … Devamı
  • Doğal Sabun
    Ara 20, 18
    Bir süredir doğal olan her şeye aşığım. Özellikle cilt bakımında kimyasalı en aza indirmeye çalışıyorum. Bu işe ilk olarak saçlarımdan başladım. Bütün saç ürünlerimi attım, birazını da arkadaşlarıma verdim. Sonra doğal sabun arayışlarım başladı. Burası çok önemli çünkü tamamen doğal … Devamı

5 Responses

  1. Usluer

    Yaklaşık 1 yıl kadar önce okumuştum ben de bu kitabı. Zorlana zorlana bitirdiğimi hatırlıyorum. Aslında bu durum bu kitaba özel değil. Okuduğum ya da okumaya çalıştığım kişisel gelişim kitaplarında durum hep aynı oluyor. Bana çok ilgi çekici gelmiyor nedense. Kitabı okuduktan sonra kendi kendime diyorum ki bu kitabın anlattıklarını ben zaten biliyorum. Kişisel gelişim kitaplarının bahsettiği çoğu şey hemen hemen aynıdır; mutlu olun, kendizini sevin, hedeflerinize ulaşmak için çok çalışın vs. Aslında bununla ilgili otursam sayfalarca yazabilirim. 🙂 Bu yüzden Bülent Akyürek’in İçinizdeki Öküze Oha Deyin kitabını tavsiye ediyorum.

    • suveyda

      Haklısınız 🙂 hepsi aynı şeyleri anlatıyor. Fakat ben Ahmet Şerif İzgören bu konularda daha samimi buluyorum. Bir de yazıda da bahsettiğim gibi, bazen insanın itici bir güce ihtiyacı oluyor. Bir nevi destek gibi. Bildiğimiz şeyleri bize hatırlatması gibi. Bu kitabı kaç yaşımızda okuduğumuzda önemli, mesela bir lise öğrencisine çok şey katabilir 🙂 Tavsiye ettiğiniz kitaba bakacağım, değerli yorumunuz için teşekkürler 🙂

  2. Gökhan

    Ahmet Şerif İzgören harika bir yazar daha önce sadece bir tane kitabını okumuş olsam da, videolarını devamlı izliyorum. İnsanı mükemmel derecede motive eden videoları var. Bu kitabını okumamıştım. Burada gördüğüm iyi oldu. İnşallah en yakın zamanda okumaya çalışacağım. Eğer okumadıysanız, İş Yaşamında 100 Kanguru kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Hey, düşüncelerini paylaşsana :)