The Haunting Of Hill House İncelemesi

Kategori: Yabancı Dizi | 2

Korku sever biri olarak, malesef kaliteli korku dizisinin sayısı bir elin parmağını geçmiyor. En son ne zaman gerçekten güzel bir korku dizisi izlediğimi bile hatırlamıyorum.Tam da böyle bir zamanda Netflix mükemmel bir iş ile karşımıza çıkıyor : The Haunting Of Hill House (Tepedeki Ev). Dizinin yönetmeni, korku türünün önde gelen isimlerinden Mike Flanagan ( Hush, Gerald’s Game). Shirley Jackson’ın en ünlü eserlerinden biri olan Tepedeki Ev daha önce iki kez beyazperdeye uyarlanmıştı. Şimdi ise 10 bölümlük yaklaşık her bölümü 60’ar dakikalık olan bir seri halinde Netflix tarafından bizlerle buluştu. Stephen King’in övgüyle bahsettiği, birçok kişi tarafından yılın yapımı ilan edilen Tepedeki Ev’i gelin hep beraber inceleyelim; (SPOİLERSIZ)

                   “Annem diyor ki, evler bedenlere benzer.Her evin gözleri, kemikleri, teni ve bir yüzü vardır.”

THE HAUNTİNG OF HİLL HOUSE KONUSU

The Haunting Of Hill House, geçimlerini ev onararak sağlayan beş çocuklu bir çift daha sonra “perili köşk” olarak anılacak evi tamirat için alırlar.  İlk başta evi aldıkları için çok mutlu olan çocuklar zaman geçtikçe tedirgin bir ruh haline bürünürler. Bunun nedeni evde bazı doğaüstü olayların yaşanması. Ebeveynleri ise, gördüklerinin sadece bir hayal ürününden ibaret olduğunu ve korkmamaları gerektiğinin dile getiriyor. Çocuklar (özellikle Luke ve Nell) bu gizemli olaylara anlam vermeye çalışırken bir yandan da  hepsi kendi içlerinde birer savaş veriyor. Fakat bir gece tepedeki evde olaylar patlak veriyor ve böylece bir aile dramı başlamış oluyor.

Dizide,iki farklı zaman dilimi var. Birisi ailenin doğaüstü olayları yaşadığı zamanı anlatırken, diğeri ise olaylardan 20 yıl sonrası yani günümüze odaklanmakta. Aradan geçen bu uzun sürede aile bireyleri arasında bağlar iyice kopmuş, herkes kendi hayatına devam etmektedir. Peki bu kadar zaman içinde neler değişti? Bazı şeyler hala aynı mı? O gece evde neler yaşandı? Bu soruların cevapları 10 bölüm boyunca yavaş yavaş size veriliyor. Her bölüm bir karaktere odaklanan dizi, geçmiş ve günümüz arasında ki geçişleri çok güzel bir şekilde işlemiş.

Dağılan aile bireyleri yıllar sonra, yaşanan büyük bir trajediyle tekrar bir araya geliyor. Hill House’a geri dönen aile bu kez kartları açık oynuyor, sorular birer birer cevap bulurken geçmişin hayaletleriyle tekrardan yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

THE HAUNTİNG OF HİLL HOUSE OYUNCULARI VE SON SÖZ

Dizide anne rolünde Gerald’s Game’den tanıdığımız Carla Gugino, Baba Hugh’un yaşlılık zamanını ise Timothy Hutton canlandırıyor. Yetişkin beş kardeşin; Shirley rolünü Elizabeth Reaser, Steve rolünü Michiel Huisman, Theo rolünü Kate Siegel, ikiz olan Luke-Nell’i Oliver Jackson-Cohen ve Victoria Pedretti canlandırıyorlar.

Beş kardeşin çocuk hallerini canlandıran oyunculara bayıldım. Anabella’dan tanıdığımız Lulu Wilson, Once Upon A Time ve The Vampire Diaries’da rol almış Mckenna Grace, Violet McGraw, Paxton Singleton, Julian Hilliard dizinin başarılı çocuk oyuncuları.

Dizinin konusu her ne kadar tipik “perili ev” olsa da, hikayenin özenle ve ustaca işlenmesi diziye farklı bir albeni katmış. Salt bir korku dizisi değil Hill House, psikoloji ve dramla harmanlanmış zaman zaman insanı geren ve korkutmayı başaran bir yapım. Tepedeki Ev’i az çok anlatmaya çalıştım. İzleyecek olanlara iyi seyirler dilerim. Yorumlarınızı bekliyorum 🙂

 

2 Responses

Hey, düşüncelerini paylaşsana :)