Kapitalizm ve Güzellik Algısı

Erkekler göbekleri için Türk kası diyebiliyorken, biz kadınların toplum tarafından hoşlanılmayan fazlalıklarımızı bu kadar dert ediyor olmamız ne kadar adil sizce? Bakın sağlık sorunlarına yol açan fazlalıklardan bahsetmiyorum. Mevzu bahis her kadında olabilecek türden durumlar. Portakal görünümünde ki selülitlerden ne kadar da nefret ediyoruz. Halbuki o fiziklerine bayıldığımız Victoria Secret mankenlerinde bile var olan bir şey selülit. Kimse kusursuz değil. Neyse ki değişen dünyamızda, kapitalizmle birlikte gelen, insanları 0 bedenlere sokmaya çalışan güzellik algısı yıkılıyor.

Geçmişten Günümüze Güzellik Algısı


Twiggy by Jim Gray, 1960

60’ların en meşhur mankeni, “güzellik” tanımının karşılığı olan Twiggy ile gelen yeni güzellik algısı ve o dönemde patlayan zayıflama hapları genç kızları zayıf bir bedenin güzelliğin yeni anlayışı olduğu fikrine zorladı.

O dönemden hemen önceyse Marilyn Monroe güzelliğin tanımı idi ve bildiğiniz üzere kendisi tombikçe bir kadın. O dönemde de kilo aldırıcı haplar satılıyordu. Günümüze geldiğimizde ise 60’lardaki güzellik algısının devam ettiğini görüyoruz.

Marilyn Monroe, fotoğraf: Getty / Alfred Eisenstaedt

 

Gerçek şu ki, etrafımızda değişen dünyadan etkileniyoruz. Bu yerinde yapıldığında muhakkak iyi bir şey. İnsanların beğenisini kazanma uğruna bıçak altına yatmak ya da ölüm orucu tutmanın neresi akıllıca? Bir kere insanın kendisine olan saygısını azaltıyor. Moda ve algılar değiştikçe bizde bu sistemin kölesi olmaya devam mı edeceğiz? Sırf insanların beğenisini toplamak için. İçinden “Hayır ben kendim için yapıyorum bi kere.“ dediğini duyuyor gibiyim. Aslında öyle olmadığını ikimizde biliyoruz. Çoğu zaman erkekler için değil de hemcinslerin giyindiğimizi de sesli olarak söylemesekte biliyoruz. Bir ortam da senden daha iyi giyineni ya da güzeli olduğu zaman içinin nasıl karardığını da. Meselenin asıl köküne indik sanırım. Kendini yeterince beğenmeme, sevmeme.

Güzellik Algısı Yıkılıyor

[ Rihanna]

Fakat şimdilerde bu güzellik algısını katmayan biri var. Rihanna! Kendisi herhalde bir ikon olduğundan dolayı ben ne uyacağım algıya algı uysun bana demiş olmalı ki, inanılmaz kilolar aldığını görüyoruz. Peki hala güzel mi? Hemde ne. Demek ki güzel olmak, beğenmek, beğenilmek için illa sıfır beden olmamıza gerek yokmuş. Tabi ki şimdi Rihanna kilo aldı diye bizde alalım böyle de güzeliz demiyorum. Diyorum ki, kendini keşfet. Yemek yemekten mutlu oluyorsan, sağlığını bozmadığın sürece yemeğe devam et. Birileri beğenecek diye aç kalma. Seni selülitlerinle de beğenip sevmiyorlarsa zaten bir zahmet başka türlü sevmesinler. Sende sevme.