Saadet Öğretmeni hatırlarsınız. İzmir’de korkunç bir istismarı ortaya çıkarmıştı. Bir kaç gün önce Saadet Öğretmen yine isyan ediyordu. 12 yaşındaki bir kız çocuğuna istismardan yargılanan imam (sözde imam) serbest bırakıldı. Ortada ciddi istismar şüphesi varken hemde. Mahkemenin sonunda mahkeme başkanı ”Beraat etmesi suçsuz olduğu anlamına gelmez, uzman avukatlarınızla bir üst mahkemeye başvurursunuz.” demiş.

Ülkemizin kanayan yarası, taciz-tecavüz olaylarında adaletli olamamak. Gerçekten bu kadar zor mu? En ufak tacize dahi en ağırından bir yasa çıkarmak mesela. Kendi menfaatleri için gece mesaisi yapıp yasa çıkaran siyasilere sözüm. Tacizden, takım elbise giymekten, sözde tahrikten hafifleyen cezalar var. Sonunda bir insanın hayatı mahvoluyor. İyileşemeyecek derin yaralar alıyor. Bu istismarların sırf kurumlar zarar görmesin diye üstü kapatılmaya çalışıyor. Sadece basına yansıyan olaylar bunlar, gerçekte yaşananların çok ama çok azı. Sesini çıkaramayan binlerce kadın var. Bunlardan bazıları anneler. Kızlarının taciz edildiklerini bildikleri halde ya ellerinden bir şey gelmiyor ya da bilerek susuyorlar. Çünkü taciz suçunu işleyen bazen kocaları bazen kardeşleri. Bu kadar güçsüz kadınlar var malesef ülkemizde. Bazılarına sorsan ”Ne yapabilirim ki” der. Çaresizliğe boyun eğmişler. Çünkü toplum, aileleri onları ezmiş, hiçbir şey olamayacaklarına inandırmış. Aileleri/eşleri olmadan yaşayamayacaklarına inanmışlar. Ben buna şahit oldum.

Kız çocukları açısından ise durum şöyle; ”sakın kimseye söyleme”. Sanki suçlu bizmişiz, bir günah işlemişiz de kimseye söylemeyelim. Çünkü toplum tarafından iyi gözle bakılmıyor bu kızlara. O kızlar ”kirlenmişler”. Ağır bir ifade yazdığım belki ama gerçek bu. Bunu düşünen sadece erkekler değil, hemcinslerimiz bile bu şekilde düşünüyor. Ahlak, namus her şey denilen şey sadece vücudumuzla alakalı bir şey ya hani (!). ”Evleneceğin adama sakın söyleme, belki vazgeçer.”

Sistem Eleştirisi 1 | Kapitalizm, Düğün, Faiz

Çocukken gerçekten korkusuzdum, geceleri dışarda olmaktan korkmazdım, insanlardan korkmazdım. Şuan gece dışarı çıkarken tedirgin oluyorum. Bu tedirginliği gündüz yanımdan geçen arabanın yavaşlamasıyla bile yaşadım. Bir erkek gece yarısı dışarıda olabiliyorsa bir kadında olabilir. Eğlenebilir, içebilir. Eğer bunun günah olduğunu düşünüyorsan, düşünmeye devam et ama içinden. Karar verici değilsin, yargılamak cezalandırmak sana düşmüyor. Dinimizi bile o kadar yozlaştırdılar ki. Hatırlayalım;

“Baba öz kızına şehvet duyabilir” diyen Diyanet.

Her gün kadınlarla alakalı sözde din adı altında konuşan insanlar. Daha bugün birisi çıkmış ”Sokakta sigara içen kadın ucuzdur.” demiş. Dini sadece kadının yapması ve yapmaması gereken şeyler olarak gören bir güruh var. Gerçekten tiksiniyorum.

Başta bahsettiğim imamın davası 29.03.19’da görülecek ve eğer bu davadan yüksek bir ceza almazsa benim bu ülkenin adaletine karşı olmayan umudum da bitmiş olacak.