Lost çok bozdu, Walking Dead saçmaladı, Supernatural’ın tadı kalmadı gibi büyük geyiklere artık The 100’de eklenecek gibi duruyor, kitabını severek okuduğum biraz teen age biraz bilim kurgu olan ve şu an 5. Sezonunu izlediğimiz dizi maalesef artık eski tadını vermiyor. Ben karakterlerin kendi özelliklerini kaybettiğini düşünüyorum, örnek vermek gerekirse; Octavia‘nın bir güç delisine dönüşünü izledik 5. Sezon da fakat hiç bir şekilde abisini karşısına almayan her zaman ona saygı duyan küçük Octavia’mız maalesef bu özelliklerini kaybetmiş görünüyor, tabi ki abisine karşı çıktığı kavga ettiği olmuştu ama hiç bir zaman abisini bu denli bir tehlikeye göz göre göre yollamamıştı. Clarke ise gerçekten kabak tadı vermeye başladı, duruş olarak dünyaya indikleri ilk anda sadece haklının yanında yer alan ve bu tutumunu asla değiştirmeyen güzel liderimiz Lexa‘dan

lexa

sonra etrafında ki kimseyi umursamamaya başladı ki bu gerçekten ekran başında beni çılgına çeviriyor.

Bellamy tabi ki olgunlaştı, dünyaya ilk indikleri anda ki Bellamy değil artık ama onun da eski o saldırgan ve liderliğini karşı tarafa hissettiren tavrını özledim.

Aslında işin içine teknoloji sokmadıkları zaman diziye içim ısınıyor fakat işin içine ne zaman teknoloji girerse ekrandan olabildiğince uzaklaşmak istiyorum, Bknz. Işık Şehri, gerçekten izlerken kanser oldum, kendimi yerlere atmak istedim.Son sezon durum biraz toplanmış gibi, en azından diziye yakışır sahneler izliyoruz bu da diziye tekrar bağlanmamı sağlıyor.

The 100

Şimdi diyeceksiniz ki madem bu kadar sıkıldın niye izliyorsun be adam, zorla mı izletiyorlar sana, ne yapalım sevdik bir kere, umarım bu sezon eski tadına geri döner ve bizi tekrardan kendi evreninde kilitler.

”Dogs of Berlin” dizisi yorumu için tıkla 🙂