Bugün, 2 senedir bizi İspanya’nın en büyük soyguncularına sempati duymamızı sağlayan ‘La Casa De Papel’in yaratıcısı Alex Pia’nın, yeni dizisinde yine “La Casa De Papel”den Profesör rolüyle tanıdığımız Alvaro Mortenin başrolde olduğu ve yine muhtemelen hiç alışkın olmadığımız bir aldatma hikayesi olan “The Pier”i inceleyeceğiz. 

THE PİER

Son zamanlarda izleyecek dizi ararken artık İspanyol dizilerini de gözden geçirir olduğumuzu kabul edelim. Hatta benim bu dizi için Blutv üyeliği almam bunu bir tık ileriye götürdüğümü bile gösterir. Bana kalırsa; hikayesi, çekim kalitesi ve tabi ki müthiş oyuncularıyla “The Pier”; İspanyol dizilerini, dizi piyasasında önemli bir yere taşıyacaktır. Ülkemizde sadece Blutv üzerinden izleyebileceğiniz bu diziyi (ben izleyecek başka bir yer bulamadım) şimdi biraz daha yakından inceleyelim.

The Pier Konusu

Dizi son derece başarılı bir kariyere sahip olan Alejandra’nın, bir gece önce bebek yapma planı kurduğu kocası Oscar’ın ölüm haberi ile başlıyor. Ancak bu ölüm sadece bir ölüm değildi, geride kalanlar için bambaşka bir hikayenin başlangıcı da aynı zamanda. Çünkü, Oscar’ın ölümü ile karısından gizlemeyi çok iyi başardığı başka bir hayatı ortaya çıkıyor. 

ALVORA MORTE

Kocasının ölümünün ardından, kendisinin Veronica adında bir kadınla aldatıldığını ve hatta bir de çocuklarının olduğunu öğrenen Alejandra, Veronica’ya arkadaş olarak yaklaşıp hiç farkedemediği bu ikili hayatı keşfetmeye başlıyor. Ama asıl soru şu; Oscar gerçekten intihar mı etti? 

Evet hikayemiz bu… Konu olarak her ne kadar polisiye- suç diye geçse de ben çok az bir kısmı için böyle olduğunu düşünüyorum. Daha çok karakterlerin kendilerini keşfettiği ve yaşadıklarını anlamlandırmaya çalıştıkları bir hikaye olduğunu söyleyebilirim. 

Aynı Anda İki Kişi Sevilebilir mi?

Sürekli diri tutulan merak duygusu ile izleyiciyi bir sonraki bölüm için sorgulamaya itiyor. Acaba gerçekten intihar mı?, Alejandra ne yapacak?… Ama benim için bu diziyi izlerken tüm bölümlerde aklımda ki tek soru “bir insan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi?” idi. Konunun işlenişi ve karakterlerin uyumu ile diziye bambaşka bir yerden bakıyorsunuz. Sanırım beni en çok etkileyen şey buydu. Karakterlerle empati yapabilmemizi ve kendi adıma konuşuyorum,  –ahlaken aldatmayı çok hoş karşılayabileceğimi düşünmüyorum-  ancak bu diziyi izlerken her karakteri anlayabilmemizi sağlıyor. Gönlünüz el vermese de hak veriyorsunuz… 

THE PİER

İzledikten sonra kesinlikle ilişkilere başka bir boyuttan bakacağınızı garanti ettiğim, bu çok güçlü iki kadın karakterde bir parça kendinizi bulabileceğinizi ve her ikisinden de yeni bir şeyler öğreneceğinizi düşündüğüm bir hikaye. Bence bir şans vermelisiniz 🙂 

Dizi Önerisi:Sefiller yazımız için tıkla.